Ürolog kliniğinde böbrek tomografi görüntüsünü incelerken

Tedaviler · Ürolojik Kanserler

Böbrek Tümörü

Böbrek tümörünün genellikle rastlantısal saptandığı, hangi belirtileri verebileceği, evrelemenin nasıl yapıldığı ve nefrektomi seçenekleri anlatılır.

Randevu alSayfayı incele ↓

Böbrek tümörü, günümüzde çoğunlukla başka bir nedenle yapılan ultrason veya tomografide rastlantısal olarak saptanır ve çoğu zaman belirgin bir belirti vermez. İdrarda kan, yan ağrısı gibi bulgular bazı olgularda görülebilir. Değerlendirme görüntüleme ile evrelemeye dayanır; tedavi seçenekleri arasında parsiyel veya radikal nefrektomi yer alır, seçim tümörün özelliklerine göre yapılır.

Böbrek tümörü nedir?

Böbrek tümörü, böbrek dokusundaki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla oluşan bir kitledir. En sık görülen kötü huylu türü renal hücreli karsinom olarak adlandırılır. Böbrekte saptanan her kitle kötü huylu olmayabilir; bazı kitleler iyi huylu yapıda olabilir.

Görüntüleme yöntemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, böbrek tümörlerinin büyük bir kısmı artık küçük boyuttayken ve herhangi bir belirti vermeden fark edilmektedir. Bu durum erken tanı açısından olumlu bir gelişmedir; çünkü küçük ve sınırlı tümörlerde organ koruyucu tedavi seçenekleri daha sık uygulanabilir.

Tümörün davranışı kişiden kişiye değişir. Bazı tümörler yavaş büyürken, bazıları daha hızlı ilerleyebilir. Bu nedenle her olgu kendi görüntüleme ve doku bulgularına göre ayrı ayrı değerlendirilir.

Neden oluşur?

Böbrek tümörünün kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak bazı etkenlerin riski artırdığı gösterilmiştir.

Sigara kullanımı. Bilinen en önemli değiştirilebilir risk etkenlerinden biridir; uzun süreli kullanımda risk artışı daha belirgindir.

Obezite. Fazla kilo, böbrek tümörü riskini artıran etkenler arasında yer alır.

Yüksek tansiyon. Uzun süre kontrol altına alınamayan hipertansiyon, böbrek dokusunu olumsuz etkileyerek riski artırabilir.

Kronik böbrek yetmezliği. Özellikle diyaliz gerektiren ileri evre böbrek yetmezliğinde, böbrekte kistik değişiklikler ve tümör riski artabilir.

Aile öyküsü ve kalıtsal sendromlar. Ailede böbrek kanseri öyküsü riski artırır. Von Hippel-Lindau hastalığı gibi bazı kalıtsal sendromlarda böbrek tümörü riski belirgin şekilde yüksektir; bu kişilerde daha yakın takip önerilir.

Hangi belirtiler görülür?

Günümüzde böbrek tümörlerinin büyük kısmı, başka bir nedenle yapılan ultrason veya tomografide rastlantısal olarak saptanır. Bu nedenle çoğu kişide tanı anında herhangi bir yakınma bulunmaz.

  • Çoğu olgu, farklı bir amaçla yapılan görüntülemede rastlantısal olarak fark edilir
  • İdrarda kan görülmesi; bazen gözle fark edilir, bazen yalnızca tahlilde saptanır
  • Yan veya bel bölgesinde süreklilik gösteren, ağrıya eşlik edebilen künt bir rahatsızlık hissi
  • Karında ele gelen bir kitle; erken tanının yaygınlaşmasıyla artık nadiren görülüyor
  • İleri evrede açıklanamayan halsizlik ve kilo kaybı
  • İleri evrede uzun süren, nedeni belirsiz ateş

Bu belirtilerin bir kısmı böbrek tümörüne özgü değildir ve başka durumlarda da ortaya çıkabilir. Ayırıcı tanı için değerlendirme gerekir.

Ne zaman hekime başvurulmalı?

  • İdrarda kan fark edildiğinde, tek seferlik olsa bile
  • Yan veya bel bölgesinde süreklilik gösteren, geçmeyen bir rahatsızlık hissi olduğunda
  • Karında veya yan bölgede ele gelen bir kitle hissedildiğinde
  • Açıklanamayan kilo kaybı, halsizlik veya uzun süren ateş birlikte görüldüğünde
  • Görüntülemede rastlantısal olarak böbrekte kitle saptandığında, ileri değerlendirme için
  • Ailede böbrek kanseri öyküsü veya bilinen bir kalıtsal sendrom varsa, takip zamanlamasını hekimle görüşmek için

Değerlendirme ve tedavi seçenekleri

Değerlendirme, öykü ve muayeneye ek olarak görüntüleme yöntemleriyle yapılır. Bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme, tümörün büyüklüğünü, yerleşimini ve çevre dokularla ilişkisini ortaya koyar. Gerekli görüldüğünde, hastalığın yayılıp yayılmadığını değerlendirmek için ek görüntüleme istenebilir.

Aktif izlem. Küçük ve düşük riskli görünümdeki kitlelerde, seçilmiş olgularda aktif izlem bir seçenek olarak değerlendirilebilir. Bu yaklaşım özellikle ileri yaşta veya eşlik eden başka hastalıkları olan kişilerde gündeme gelir. Her hasta için uygun değildir; karar kişiye özel verilir.

Parsiyel nefrektomi. Böbreğin yalnızca tümörlü kısmının çıkarıldığı, organ koruyucu bir ameliyat yöntemidir. Uygun büyüklük ve yerleşimdeki tümörlerde, böbrek fonksiyonunu korumak amacıyla öncelikli olarak tercih edilir.

Radikal nefrektomi. Böbreğin tamamının çıkarıldığı ameliyat yöntemidir. Büyük veya karmaşık yapıdaki tümörlerde, ya da parsiyel yaklaşımın uygun olmadığı durumlarda gündeme gelir. Karşı böbreğin sağlıklı fonksiyon görmesi ameliyat öncesi değerlendirmenin önemli bir parçasıdır.

İleri evre hastalıkta sistemik tedavi. Hastalığın başka organlara yayıldığı durumlarda, hedefe yönelik tedavi veya immünoterapi gibi sistemik yaklaşımlar gündeme gelir. Bu süreç, onkoloji ekibiyle birlikte çok disiplinli bir şekilde planlanır.

Hangi yöntemin uygun olduğu; tümörün büyüklüğü, yerleşimi, böbrek fonksiyonu ve hastanın genel durumuna göre belirlenir. Sonuç kişiden kişiye, tümörün evresi ve tipine göre değişir; bu sayfada sonuç taahhüdü verilmez. Değerlendirme için iletişim sayfasından randevu alabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Böbrekte kitle çıkması her zaman kanser mi demektir?

Hayır. Böbrekte saptanan kitlelerin bir kısmı iyi huylu olabilir. Kesin ayrım, görüntüleme özellikleri ve gerektiğinde ileri değerlendirmeyle yapılır.

Böbrek tümörü neden çoğunlukla belirti vermeden bulunuyor?

Böbrekler karın arkasında derin bir yerleşime sahiptir; küçük tümörler çevre dokuyu etkilemeden büyüyebilir. Bu nedenle çoğu olgu başka amaçla yapılan görüntülemede fark edilir.

Parsiyel nefrektomi ile radikal nefrektomi arasındaki fark nedir?

Parsiyel nefrektomide böbreğin yalnızca tümörlü kısmı, radikal nefrektomide ise böbreğin tamamı çıkarılır. Hangisinin uygun olduğu tümörün büyüklüğü, yerleşimi ve böbrek fonksiyonuna göre belirlenir.

Tek böbrekle yaşamak mümkün mü?

Sağlıklı kalan tek böbrek, günlük yaşamda gerekli işlevi genellikle yerine getirebilir. Böbrek fonksiyonu ameliyat sonrasında düzenli olarak takip edilir.

Böbrek tümörü ameliyatı sonrası düzenli kontrol gerekir mi?

Evet. Ameliyat sonrasında belirli aralıklarla görüntüleme ve kan tahlili ile takip yapılması, olası tekrarın veya ilerlemenin erken fark edilmesini sağlar.

Küçük bir böbrek kitlesi hemen ameliyat gerektirir mi?

Her zaman değil. Seçilmiş olgularda, özellikle ileri yaş ve eşlik eden hastalıkları olan kişilerde, yakın görüntüleme takibiyle aktif izlem bir seçenek olarak değerlendirilebilir.

Murat Tuncer

Yazan ve tıbbi olarak gözden geçiren: Prof. Dr. Murat Tuncer — Üroloji, İstanbul

Son gözden geçirme: · Bir sonraki gözden geçirme: 2027-09

Site editörü: mail@drmurattuncer.com · Editoryal politikamız

Bilgilendirme: Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Uygulama kararı hekim muayenesi sonrasında kişiye özel verilir.

Kaynaklar

  1. EAU Guidelines on Renal Cell Carcinoma · 2026
  2. Renal Mass and Localized Renal Cancer — Evaluation, Management, and Follow-Up, AUA Guideline (Part I) · 2021

Randevu

Buradaki bilgiler geneldir. Sizin durumunuzda ne anlama geldiği muayene ve gereken tetkiklerden sonra netleşir. Varsa önceki tetkik ve raporlarınızı yanınızda getirin.

Randevu talebi

+90 532 671 39 71WhatsApp

Ataşehir Atatürk · randevu ile